Küresel enerji arzında yenilenebilir kaynakların payı hızla artarken; rüzgâr ve güneş santrallerinin kurulu olduğu arazilerin ekolojik biyoçeşitliliği koruyacak ve yerel topluluklara katma değer sağlayacak şekilde yönetilmesi, ESG (Çevresel, Sosyal, Yönetişim) kriterlerinin en kritik parametrelerinden biri haline geliyor. Borusan Grubu’nun "İklim, İnsan ve İnovasyon" odaklı sürdürülebilirlik felsefesini operasyonel süreçlerine entegre eden Borusan EnBW Enerji, Çanakkale'de döngüsel ekonomi prensiplerine dayalı bir agro-fotovoltaik (tarım-güneş entegrasyonu) modelini devreye aldı. Şirket, Çan ve Merkez ilçelerinde konumlanan Türkiye'nin en büyük RES-GES hibrit tesislerinden biri olan Saros Rüzgar ve Güneş Enerjisi Santrali'nde panel verimliliğini korumak amacıyla yürütülen ot temizliği süreçlerini doğa temelli çözümlerle (nature-based solutions) yeniden yapılandırdı. 16 Haziran 2026 tarihi itibarıyla sahadaki rasyonel çıktıları paylaşılan proje; endüstriyel arazi yönetimi ile geleneksel hayvancılık faaliyetlerinin simbiyotik uyumunu ortaya koyuyor.
Konvansiyonel Metotların Reddi: Sıfır Kimyasal, Minimum Emisyon
Güneş enerjisi santrallerinde (GES) panellerin üzerine gölge düşürerek fotovoltaik verimliliği düşüren bitki örtüsünün kontrolü, konvensiyonel işletme (O&M) modellerinde fosil yakıtlı mekanik biçme araçları veya toksik kimyasal herbisitler (ot zehirleri) kullanılarak gerçekleştiriliyor. Bu yöntemler; karbon salımını artırmanın yanı sıra toprak biyolojik çeşitliliğine zarar veriyor, su kaynaklarını kirletiyor ve işletme maliyet bütçelerini şişiriyor. Borusan EnBW Enerji çalışanları tarafından geliştirilen yeni modelde ise süreç şu teknik ve ekolojik adımlarla yönetiliyor:
Doğa Temelli Otlatma Modeli: Saros santral sahasında kimyasal ilaçlama tamamen durdurularak, ot kontrolü kontrollü koyun ve kuzu sürülerinin otlatılması esasına dayandırıldı. Tesisin işletmeye alınmasından bu yana sahada hiçbir kimyasal ajan kullanılmadı; böylece toprak florası ve yeraltı su havzaları korundu.
Emisyon ve Yangın Optimizasyonu: Sadece hayvanların beslenmesine uygun olmayan dikensi ve sert bitki formasyonlarının bulunduğu dar alanlarda mekanik biçme ekipmanları devreye alınarak operasyonel karbon emisyonları minimuma indirildi. Yaz döneminde kuru ot birikiminin doğal yollarla engellenmesi, sahada çıkabilecek olası mikro yangın risklerini absorbe ederek iş güvenliği standartlarını yukarı taşıdı.
Bölgesel Küçükbaş Hayvan Varlığı 5 Katına Çıktı
Projenin çevresel faydalarının ötesinde, kırsal kalkınma ve sosyal etki (social impact) dikeyinde yarattığı makro ekonomik çarpan etkisi dikkat çekiyor. Çanakkale'deki yerel besicilerle kurulan kurumsal iş birliği, projenin ilk 6 ayında hem yetiştiricilere hem de santral işletmesine doğrudan finansal avantajlar sağladı:
Yem Maliyetlerinde Radikal Tasarruf: Bölgedeki sürüler için çok ciddi bir besin ve ot kaynağı, santral sahası içinde ücretsiz ve kontrollü olarak tahsis edildi. Bu durum yetiştiricilerin endüstriyel yem maliyetlerini düşürerek net tasarruf yapmalarına ve sürülerini genişletmelerine olanak tanıdı.
5 Katlık Popülasyon Artışı: Bölgede yapılan stratejik destekler ve güvenli otlama ortamı sayesinde, hayvancılık faaliyetleri ivmelenerek besiciliği yapılan küçükbaş hayvan sayısı 5 misline yükseldi.
Teknik Donanım Tahkimatı: Borusan EnBW Enerji, bölge hayvancılığının modernizasyonuna katkı sunmak amacıyla yerel üreticilere yün kırkma makineleri tedarik ederek lojistik destek sağladı.
Güvenli Otlatma Alanı: Doğal yırtıcı tehditlerine karşı çitlerle ve izleme sistemleriyle korunan güvenli santral sahasında otlayan sürüler, besicilere günlük diğer tarımsal işlerini organize edebilmeleri için zaman esnekliği kazandı.
İşletme Güvenliği ve Hayvan Konforu İçin Fiziksel Bariyerler
Yenilenebilir enerji üretimiyle tarımsal faaliyetlerin çakışma noktalarında iş sağlığı ve hayvan güvenliği risklerini sıfırlamak adına Saros yapısında üst düzey mühendislik önlemleri alındı. Yüksek gerilim hatları, trafo merkezleri ve açık kablo kanalları gibi kritik elektromekanik üniteler, sürülerin temasını engelleyecek şekilde fiziksel güvenlik bariyerleriyle tamamen izole edildi. Ayrıca hayvanların konforlu bir ekosistemde bulunması amacıyla saha içine yapay gölgelik alanlar inşa edilerek entegre su kaynakları yerleştirildi.
Dış kaynaklı konvensiyonel bakım kontratlarına kıyasla şirket bütçesine de doğrudan ekonomik fayda sağlayan bu döngüsel ekonomi modelinin başarısı, Borusan EnBW Enerji’nin sürdürülebilir arazi yönetimi kılavuzunu şekillendirdi. Şirket, elde edilen rasyonel saha verileri ışığında doğal otlatma metodolojisini portföyündeki diğer RES ve GES lokasyonlarında da yaygınlaştırmayı hedefliyor.