Ayakkabı Üretiminde Dönüşen Teknoloji

Ayakkabı üretimi; yeni materyaller, otomasyon ve sürdürülebilirlik hedefleriyle hızla dönüşüyor. Türk Henkel Yapıştırıcı Teknolojileri Tüketici Ürünleri Yapıştırıcıları Türkiye Satış Direktörü Halil İbrahim Gündoğ, bu değişimin merkezinde yer alan yapıştırıcı teknolojilerini ve sektörün geleceğini anlatıyor.

HALİL İBRAHİM GÜNDOĞ KİMDİR?

1987 yılında Gaziantep’te doğan Halil İbrahim Gündoğ, askerlik hizmetinin ardından 2014 yılında ilk iş deneyimi olan Henkel’de Gaziantep Bölge Satış Sorumlusu olarak kariyerine başladı. Satış ve iş geliştirme alanlarında farklı roller üstlenerek deneyim kazanan Gündoğ, bugün Türk Henkel Yapıştırıcı Teknolojileri Tüketici Ürünleri Yapıştırıcıları Türkiye Satış Direktörü olarak görev yapıyor. Evli ve bir kız çocuk babası olan Gündoğ’un IMEA bölgesi ve global ölçekte de sorumlulukları bulunuyor.

150 yılı aşkın geçmişe sahip Henkel, dünya genelinde birçok endüstrinin üretim süreçlerine teknoloji çözümleri sunarken Türkiye’de de özellikle ayakkabı üretimi gibi güçlü sanayi alanlarında müşterileriyle birlikte değer yaratmayı sürdürüyor.

◆Ar-Ge çalışmalarınızda hangi alanlara öncelik veriyorsunuz?

Henkel’in global ölçekte çok güçlü bir Ar-Ge ağı bulunuyor. Ayakkabı sektöründe Ar-Ge çalışmalarımızı özellikle üç ana başlıkta yoğunlaştırıyoruz: sürdürülebilir kimya (solvent kullanımını azaltan ve çevresel etkisi daha düşük sistemler), üretim verimliliği (daha hızlı kuruyan ve otomasyon hatlarına uyumlu yapıştırıcı teknolojileri), yeni materyallere uyum (günümüzde ayakkabı üretiminde kullanılan yeni nesil malzemelere uygun çözümler). Bu sayede müşterilerimizin üretim süreçlerine sadece bir ürün değil, aynı zamanda teknoloji ve mühendislik desteği de sunuyoruz.

◆Türk Henkel’in Gebkim Organize Sanayi Bölgesi’ndeki üretim tesisi, endüstriyel yapıştırıcılar ve ayakkabı açısından önemli bir merkez olarak konumlanıyor. Bu fabrikanın hem Türkiye hem de bölge için stratejik rolünü ve burada yürütülen üretim ile teknik geliştirme çalışmalarını anlatabilir misiniz?

Henkel olarak Türkiye’yi yalnızca bir pazar olarak değil, aynı zamanda bölgesel bir üretim ve teknoloji merkezi olarak konumlandırıyoruz. Kocaeli Gebkim Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan tesisimiz bu vizyonun en önemli örneklerinden biri.

Gebkim’deki fabrikamız bugün Orta Doğu’nun en büyük yapıştırıcı üretim tesisi konumunda. Aynı zamanda sürdürülebilirlik odağıyla tasarlanmış bir üretim altyapısına sahip ve karbon nötr üretim yaklaşımıyla faaliyet gösteriyor. Bu da bizim için yalnızca üretim kapasitesi değil, aynı zamanda çevresel sorumluluk açısından da önemli bir adım anlamına geliyor.

Bu tesisin bir diğer önemli özelliği ise Türkiye’de yerli üretimle geliştirilen ve üretilen yapıştırıcı çözümlerinin hem yerel hem de bölgesel pazarlara sunulması. Gebkim tesisimiz, özellikle su bazlı ve daha çevre dostu ürün teknolojilerinin üretim merkezi olarak kritik bir rol üstleniyor. Aynı zamanda uygulama mühendisliği ekibimizin çalıştığı teknik merkez ve ileri seviye laboratuvarlarımız da burada bulunuyor. Bu sayede müşterilerimizle birlikte çalışarak üretim süreçlerine özel çözümler geliştirebiliyor, yeni ürünleri sahaya çok daha hızlı adapte edebiliyoruz.

Kısacası Gebkim tesisimiz, Henkel’in Türkiye’deki varlığını güçlendiren ve bölgesel ölçekte teknoloji geliştirme kapasitemizi artıran stratejik bir merkez olarak konumlanıyor.

◆Sektörde sizi en çok heyecanlandıran dönüşüm veya gelişim ne oldu?

Ayakkabı sektörü son yıllarda oldukça hızlı bir dönüşüm içinde. Özellikle spor ayakkabı segmentinin büyümesi, otomasyonun artması ve sürdürülebilir üretim beklentilerinin güçlenmesi, sektördeki teknoloji ihtiyaçlarını tamamen değiştirdi.

Artık üreticiler yalnızca güçlü bir yapışma performansı değil, daha hızlı üretim hatları, daha düşük enerji tüketimi, daha çevre dostu kimyasallar ve daha sürdürülebilir kalite bekliyor. Henkel olarak bu dönüşümün merkezinde yer alıyoruz. Global Ar-Ge ağımız sayesinde üreticilerin değişen ihtiyaçlarına sürekli olarak yenilikçi çözümler geliştiriyoruz. En son üretip Türkiye’ye getirdiğimiz çevre dostu su bazlı ayakkabı yapıştırıcılarımız da bunun en güzel örneği.

◆Türk Henkel olarak ülkemizin ayakkabı sektöründeki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye uzun zamandır güçlü bir ayakkabı üretim kültürüne sahip. Ancak son yıllarda sektörün rolü daha da değişmeye başladı. Özellikle Avrupa pazarına yakınlık, esnek üretim kabiliyeti ve yetişmiş iş gücü, Türkiye’yi birçok uluslararası marka için önemli bir üretim üssü haline getiriyor. Bugün üreticiler yalnızca üretim kapasitesiyle değil, aynı zamanda kalite standardı ve hızlı adaptasyon kabiliyetiyle de rekabet ediyor. Türkiye bu alanda oldukça avantajlı bir konumda. Biz de Henkel olarak bu ekosistemin içinde yer alıyoruz.

Global bilgi birikimimizi yerel üreticilerle buluşturuyor ve onların üretim süreçlerini daha verimli hâle getirecek teknolojiler sunuyoruz.

◆Ayakkabı sektörüne yapıştırıcı teknolojilerinde hangi çözümleri sunuyorsunuz? Bu çözümlerin üretime katkıları nelerdir?

Henkel olarak ayakkabı üreticilerine çok geniş bir yapıştırıcı teknolojisi portföyü sunuyoruz. Bunların içinde hotmelt çözümler, su bazlı sistemler, özel primer ve aktivasyon çözümleri yer alıyor.

Bu teknolojiler üreticilere daha hızlı üretim hattı, daha güçlü ve uzun ömürlü yapışma gücü, farklı materyaller arasında kuvvetli yapışma ve daha düşük solvent kullanımı avantajları sağlıyor.

Spor ayakkabı ve vulkanize ayakkabılar için Henkel’in çözümleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Spor ayakkabı üretimi, farklı materyallerin bir araya geldiği oldukça kompleks bir süreçtir. Tekstil, EVA, TPU ve kauçuk gibi farklı yüzeylerin güvenli şekilde birleştirilmesi gerekiyor.

Vulkanize ayakkabılar tarafında ise yüksek sıcaklık ve basınç altında çalışan üretim süreçlerine uygun sistemler geliştiriyoruz. Bu çözümler özellikle bağ dayanımı, esneklik ve uzun kullanım ömrü açısından önemli avantajlar sağlıyor.

Henkel olarak bu uygulamalar için özel geliştirilmiş yapıştırıcı teknolojileri sunuyoruz. Bu çözümler, yüksek dayanım sağlarken aynı zamanda üretim hatlarında hızlı işlem sürelerine de olanak tanıyor.

◆Ayakkabı üretiminde kullanılan materyaller hızla değişiyor. Bu durum yapıştırıcı teknolojilerini nasıl etkiliyor?

Bugün ayakkabı üretiminde kullanılan malzemeler geçmişe kıyasla çok daha geniş bir yelpazeye yayılıyor. Hafiflik, dayanıklılık ve konfor gibi beklentiler arttıkça kullanılan materyaller de çeşitleniyor.

EVA köpükler, TPU bazlı bileşenler veya geri dönüştürülmüş malzemeler bunun iyi örnekleri.

Bu çeşitlilik üretim süreçlerini de daha karmaşık hâle getiriyor. Çünkü her materyalin yüzey yapısı ve davranışı farklı. Dolayısıyla yapıştırıcı çözümlerinin de bu çeşitliliğe uyum sağlayabilmesi gerekiyor.

Henkel olarak Ar-Ge çalışmalarımızın önemli bir kısmını bu yeni materyallerle uyumlu sistemler geliştirmeye ayırıyoruz. Böylece üreticiler hem güçlü bağ dayanımı elde edebiliyor hem de üretim süreçlerinde daha stabil bir kalite yakalayabiliyor.

Farklı materyallerin güvenli şekilde bir araya gelmesini sağlayan kritik teknoloji yine yapıştırıcılar olacaktır.

◆Yapıştırıcı seçimi üretim sürecinde ne kadar kritik bir rol oynuyor?

Ayakkabıyı satın alan tüketici genellikle tasarımına, rengine veya konforuna odaklanır. Ancak ürünün dayanıklılığı ve uzun ömürlü olması büyük ölçüde üretim sırasında kullanılan teknolojilere bağlıdır. Yapıştırıcılar burada görünmeyen ama çok önemli bir rol oynar. Doğru sistem kullanıldığında, farklı materyaller güvenli şekilde bir araya gelir ve ürün kullanım sırasında performansını korur.

Bazen yapıştırıcı formülasyonunda yapılan küçük bir iyileştirme, üretim hattında çok büyük bir verimlilik artışı yaratabiliyor. Örneğin, açık bekleme süresinin optimize edilmesi, kuruma süresinin azalması veya daha stabil bir bağ dayanımı, üretim hızını ve kaliteyi ciddi şekilde etkileyebiliyor. Bu nedenle biz yapıştırıcıları yalnızca bir kimyasal ürün olarak değil, üretim süreçlerini optimize eden bir teknoloji olarak görüyoruz.

Ayrıca yapıştırıcı seçiminin üretim hattındaki verimlilik üzerinde de önemli bir etkisi vardır. Stabil performans sunan sistemler üretim sürecinde oluşabilecek hataları azaltır ve üretimin daha akıcı ilerlemesini sağlar. Bu nedenle yapıştırıcı teknolojileri, aslında üretimin arka planındaki en kritik unsurlardan biridir.

Kaynak

İlgili Haberler