ABD Enerji Bakanlığı (DoE), ülkenin biyoekonomi hedeflerine katkı sağlayacak yeni bir araştırma platformunu devreye alıyor. Robotlar ve yapay zekâ (AI) desteğiyle çalışacak bu sistem, bilim insanlarının kimyasallar, biyomalzemeler, enerji ve yakıt üretiminde kullanılabilecek bakteri ve mantar türlerini çok daha hızlı incelemesini mümkün kılacak. Platformun ayrıca yer altından kritik minerallerin çıkarılmasına yönelik mikrobiyal süreçlerde de rol oynaması bekleniyor.
Anaerobik Mikrobiyal Fenotipleme Platformu (AMP2) adı verilen sistem, biyoteknoloji şirketi Ginkgo Bioworks tarafından geliştirildi. DoE’ye göre AMP2, “anaerobik mikroorganizmalar üzerinde deney yapılmasına olanak tanıyan, dünyadaki en büyük otonom çalışma kapasitesine sahip bilim sistemlerinden biri” olarak öne çıkıyor. Bakanlık, bu altyapının mikropların keşfi ve optimize edilmesi süreçlerini yıllar yerine günler ve haftalar seviyesine indireceğini vurguluyor.
Ocak 2026’da faaliyete geçiyor
Platform, ABD’nin Washington eyaletinde bulunan Pacific Northwest National Laboratory (PNNL) bünyesinde yer alan Environmental Molecular Sciences Laboratory’de konumlandırıldı. AMP2’nin Ocak 2026 itibarıyla faaliyete geçmesi ve DoE ile çalışan araştırmacılara açık olması planlanıyor. Sistem, özellikle oksijensiz ortamda yaşayan mikropların (anaerobik mikroorganizmalar) özelliklerinin analizinde kullanılacak.
PNNL yetkilileri, bakteriler ve mantarların endüstride uzun süredir kullanıldığını ancak birçok uygulamanın halen deneme-yanılma yöntemiyle geliştirildiğini belirtiyor. Ayrıca mikropların farklı koşullarda nasıl davrandığına ilişkin bilgi boşluklarının bulunduğu ve bu davranışların faydalı üretim için nasıl yönlendirileceğinin net olarak bilinmediği ifade ediliyor.

Daha büyük bir altyapının ilk adımı
DoE, AMP2’nin daha büyük ölçekte planlanan Microbial Molecular Phenotyping Capability (M2PC) adlı tesis için bir prototip niteliği taşıyacağını açıkladı. AMP2 ve M2PC birlikte, dünyanın en büyük otonom mikrobiyal araştırma altyapısını oluşturmayı ve ABD’yi biyoteknoloji, biyomalzeme üretimi ve yeni nesil malzeme geliştirmede lider konuma taşımayı hedefliyor. M2PC tesisinin temelinin gelecek yıl atılması, 2030’da ise kullanıma hazır hale gelmesi bekleniyor. Her iki projenin finansmanı da DoE Bilim Ofisi tarafından sağlandı.
Robotlar 7/24 çalışacak, yapay zekâ deneyleri yönlendirecek
PNNL’nin açıklamasına göre sistemin otonom çalışma düzeni; robotların 24 saat boyunca numune kaplarını doldurması, taşıması ve yüklemesi gibi görevleri kesintisiz yürütmesini kapsıyor. Bununla birlikte platform, deneylerin yalnızca otomatik uygulanmasını değil, aynı zamanda bir deneyin sonucuna göre bir sonraki deneyin tasarlanmasını da sağlayacak.
Yapay zekâ analiz araçları, bulguları anlık olarak değerlendirerek bir sonraki deney adımlarını hızla yönlendirecek. Bu sayede araştırmacıların geleneksel yöntemlere kıyasla çok daha fazla sayıda deney yapabileceği ve daha büyük veri setleri üzerinden daha kısa sürede sonuç çıkarabileceği belirtiliyor. Sistemin işletilmesi ve bakımı ise otomasyon mühendisleri tarafından yürütülecek.
PNNL Dünya ve Biyolojik Bilimler Geçici Direktörü Douglas Mans, mikropların davranışlarının kontrol edilmesini sağlayacak mekanizmaları çözmenin mevcut yöntemlerle zor olduğunu belirterek, AMP2 ve M2PC’deki modüler otomasyon ve yapay zekâ entegrasyonunun “bugünkü yöntemlerle mümkün olmayan ölçekte ve hızda araştırma yapılmasını sağlayacağını” ifade etti.

Biyoekonomi hedeflerinde kritik rol
DoE, küresel biyoekonominin bugün 4 trilyon doların üzerinde bir büyüklüğe sahip olduğunu ve önümüzdeki 30 yılda 30 trilyon doların üzerine çıkmasının beklendiğini aktarırken, AMP2’nin bu büyüme içinde ABD’nin rekabet gücünü artıracak kritik bir altyapı olacağını kaydetti.
M2PC Lideri Scott Baker ise dünya üzerindeki mikrobiyal çeşitliliğin yalnızca küçük bir kısmının incelendiğini belirterek, mikropların ne yaptığını tahmin edebilmek ve kontrol edebilmek için geniş bir araştırmacı ekibiyle birlikte “dünyanın en gelişmiş laboratuvarlarından birine” ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Genesis Mission ile uyumlu
DoE, bu platformların ABD hükümetinin Kasım ayında duyurduğu Genesis Mission girişimini desteklediğini açıkladı. Genesis Mission, federal bilimsel veri setlerini kullanarak yapay zekâ destekli araştırma ve keşif süreçlerini hızlandırmayı, yeni hipotezleri test edebilen AI ajanları geliştirmeyi ve bilimsel atılımları daha kısa sürede mümkün kılmayı hedefliyor.