Son yıllarda Alzheimer tedavilerinde hedef çoğunlukla hastalığın ilerleyişini yavaşlatmakken yeni bir çalışma daha iddialı bir ihtimali gündeme taşıdı. Case Western Reserve Üniversitesi ve ilgili araştırma merkezlerinin yürüttüğü araştırmada, deneysel bir ilaç adayının, Alzheimer modeli farelerde beyin hasarına dair bulguları gerilettiği ve bilişsel performansı iyileştirdiği raporlandı.
Alzheimer hastalığında beynin enerji dengesini koruyan kritik bir molekül olan NAD+ seviyeleri zamanla düşer ve bu düşüş hücresel enerji metabolizmasında bozulma, DNA onarımında gerileme, oksidatif stres ve inflamasyonda artışa yol açar. Araştırmacılar, bu enerji dengesinin Alzheimer ilerledikçe daha da bozulduğunu ve bu bozulmanın hastalığın ana itici güçlerinden biri olabileceğini ortaya koydu.
Çalışmada araştırmacılar, P7C3-A20 adlı sinerjik bir bileşik kullanarak beynin NAD+ dengesini yeniden sağladı. Bu bileşik, NAD+’ın aşırı parçalanmasını önleyerek hücre içi enerji dengesini korudu ve böylece beyin hücrelerinin yeniden işlev kazanmasına imkân verdi. Alzheimer model farelere uygulanan tedavi, sadece hastalığın ilerlemesini yavaşlatmakla kalmadı, aynı zamanda mevcut beyin hasarının belirgin şekilde iyileşmesini sağladı.
Tedavi sonucunda farelerde bilişsel fonksiyonlarda toparlanma, sinaptik işlevlerde artış ve beyin bariyerinin bütünlüğünde iyileşme gözlendi. Ayrıca Alzheimer ile ilişkilendirilen bir biyobelirteç olan phosphorylated tau 217 seviyelerinde belirgin düşüş kaydedildi. Bu bulgular, araştırma ekibine göre Alzheimer tedavisi hedeflerinde yeni bir paradigmaya işaret ediyor: hastalığı önlemek veya sadece yavaşlatmak değil, ileri seviyedeki hasarı bile tersine çevirmek.
Araştırmanın baş yazarı Andrew A. Pieper, bu sonuçların umut verici olsa da henüz sadece hayvan modellerinde elde edildiğini, insanlar üzerinde etkisini ve güvenliğini değerlendiren kontrollü klinik çalışmaların yapılması gerektiğini vurguladı.
Kaynak: Medical News Today