L’Oréal Türkiye, bilimde kadınların görünürlüğünü artırmayı ve genç araştırmacıların çalışmalarını desteklemeyi hedefleyen “Bilim Kadınları İçin” Programı’nın 24. dönem başvuru sürecini başlatıyor. UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğiyle yürütülen program, 23 yılda 128 bilim kadınına ulaştı; 24. yılında da yeni kuşak araştırmacılara destek olmayı sürdürecek.
4 Bilim Kadınına 400 Bin TL Proje Desteği
Program kapsamında bu yıl “Yaşam ve Çevre Bilimleri” ile “Fiziki Bilimler” alanlarında çalışan, özgün bir bilim projesine sahip 40 yaş altı bilim kadınları başvuruda bulunabilecek. 6 Şubat-1 Haziran 2026 tarihleri arasında çevrimiçi yapılacak başvurular, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’nun bağımsız Bilim Jürisi tarafından; akademik yetkinlik, bilime katkı, yenilikçilik, uygulanabilirlik ve sürdürülebilirlik kriterleriyle değerlendirilecek. Seçilecek 4 bilim kadınına, bilimsel çalışmalarında kullanmak üzere her biri 400 bin TL değerinde proje desteği sağlanacak.
İrem Karaoda Tanrıkulu: “Bilimin Geleceğine Kalıcı Katkı Sağlamak İstiyoruz”
L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü & Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu, programın hedefini şu sözlerle anlattı:
“L’Oréal Türkiye olarak bilimin ve teknolojinin dünyayı değiştireceğine inanıyoruz. 23 yıldır yürüttüğümüz ‘Bilim Kadınları İçin’ Programı kapsamında 128 kadın bilim insanını destekledik; 1 bilim kadınımız uluslararası mükemmellik ödülü, 5 bilim kadınımız ise ‘Uluslararası Yükselen Yetenek’ unvanı aldı. Şimdi 24. yılımızda, yeni kuşak bilim kadınlarını bu yolculuğa davet ediyoruz. Amacımız yalnızca başarılarını taçlandırmak değil; bilim kadınlarının çalışmalarını desteklemek, görünürlüklerini artırmak ve bilimin geleceğine kalıcı katkı sağlamak.”
Akademide “Sızdıran Boru” Etkisine Karşı Destek
Program, akademik kariyerde kadınların üst basamaklara ilerlerken karşılaştığı “sızdıran boru” etkisine karşı da somut bir katkı sunmayı amaçlıyor. YÖK verilerine göre Türkiye’de kadın araştırma görevlilerinin oranı yüzde 55 düzeyindeyken, profesörlük seviyesinde bu oran yüzde 35’e kadar geriliyor. Buna karşın program kapsamında desteklenen bilim kadınlarının önemli bir bölümünün akademide üst düzey pozisyonlara yükselerek bilimsel üretimini sürdürdüğü belirtiliyor.