Küresel plastik üretiminin artan hacmi ve buna bağlı çevresel kirlilik rasyoları, endüstriyel üretim zincirlerinde biyobozunur ve biyobazlı alternatiflerin stratejik önemini artırıyor. Tarım, gıda ve biyoendüstri alanlarında entegre tesislerle faaliyet gösteren Sunar Yatırım, mısır nişastasını katma değerli biyopolimer moleküllerine dönüştürerek ilaç, kozmetik, gıda, yem ve ambalaj sektörlerine çevre dostu girdiler sağlıyor.
Pew Charitable Trusts ve SYSTEMIQ tarafından yayımlanan Breaking the Plastic Wave 2025 raporu, 2025 yılı itibarıyla küresel plastik üretiminin 450 milyon tona ulaştığını, yıllık plastik kirliliğinin ise 130 milyon ton seviyesinde gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Toplam kirliliğin yaklaşık üçte birini oluşturan tek kullanımlık plastik rejimine karşı Sunar NP, Türkiye'nin ilk TÜV sertifikalı nişasta bazlı biyopolimer üreticisi olarak geliştirdiği ham maddelerle endüstriyel bir dönüşüm hedefliyor. Geliştirilen bu biyobozunur ham maddeler, endüstriyel kompostlama veya özel bir prosese gereksinim duymadan doğada yaklaşık 180 gün içinde tamamen çözünerek toprağa karışabiliyor.
Enerji Verimliliği, Emisyon Azaltımı ve Mali Kazanımlar
Şirket, biyoendüstriyel ham madde üretim süreçlerindeki karbon ayak izini minimize etmek amacıyla döngüsel üretim modellerini öz tüketim odaklı Güneş Enerjisi Santralleri (GES) yatırımlarıyla destekliyor. Enerji optimizasyonu ve proses verimliliği projeleri kapsamında şirketin operasyonel sürdürülebilirlik rasyoları şu şekilde gerçekleşti:
Enerji Tasarrufu (2025 Yılı): 7,36 milyon kWh
Finansal Kazanım: 576 bin Euro’nun üzerinde mali tasarruf
Karbon Emisyonu Azaltımı: 3 bin 529 ton $CO_2$ eşdeğeri emisyon engellemesi
Ekolojik Karşılık: Yıllık bazda 527 ağacın oksijen üretimine denk çevresel performans
Sanayide ve Tüketici Davranışlarında Döngüsel Dönüşüm
Biyopolimer teknolojilerinin fosil yakıt bağımlılığını azaltmadaki rolünü ve tüketici ekosistemindeki farkındalık parametrelerini değerlendiren Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, konuya ilişkin şu analizlerde bulundu:
Stratejik biyopolimer üreticisi olarak yalnızca sanayinin değil, tüketici alışkanlıklarının da sürdürülebilir dönüşümüne katkı sunmayı amaçlıyoruz. Fosil bazlı plastiklere alternatif olarak geliştirdiğimiz mısır nişastası bazlı biyobozunur ve biyobazlı çözümler, çevresel etkiyi azaltmakla kalmıyor; sanayide döngüsel ekonomi yaklaşımını güçlendiren yeni bir üretim modeline de işaret ediyor. Sanayi olarak çevre dostu çözümler geliştirmek bizim ortak sorumluluğumuz. Ancak kalıcı dönüşüm için tüketicilerin de gereksiz plastik tüketimini azaltan, yeniden kullanılabilir ürünleri tercih eden ve doğru atık yönetimini destekleyen bilinçli seçimler yapması büyük önem taşıyor. Gerçek değişim, üretici ve tüketicinin ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesiyle mümkün olacak.