Depolamalı Enerjide Gözler “Süper İzin”de

Türkiye’de depolamalı yenilenebilir enerji yatırımlarına yönelik talep 30 bin MW’a yaklaşırken, gözler “Süper İzin” düzenlemelerine çevrildi. TÜREK 2026 kapsamında düzenlenen oturumda, RES ve GES projelerinde yıllara yayılabilen izin süreçlerinin sadeleştirilmesi ve 24 aya kadar düşürülmesi hedefi sektör temsilcileri tarafından değerlendirildi.

Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynayan izin süreçleri, 24 Temmuz 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7554 sayılı Kanun ile hayata geçirilen “Süper İzin” düzenlemeleriyle yeni bir döneme giriyor.

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından düzenlenen TÜREK 2026 kapsamında gerçekleştirilen “Süper İzin Sonrası: Rüzgar Yatırımlarında Yeni İzin Rejimi” oturumunda, kamu kurumları ve sektör temsilcileri yeni düzenlemelerin yatırım süreçlerine etkisini değerlendirdi.

Oturumda; izin süreçlerinin paralel ilerlemesi, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi, mevcut darboğazlar ve ikincil mevzuat çalışmaları ele alındı.

İşletmeye Geçmeyen Kapasite 64,3 GW’a Ulaştı

Paylaşılan verilere göre Türkiye’de hâlihazırda işletmeye geçmemiş toplam kurulu güç 64,3 GW seviyesine ulaştı. Bu kapasitenin 30,6 GW’ını GES, 24 GW’ını ise RES projeleri oluşturuyor.

RES tarafındaki 24 GW’lık kapasitenin yaklaşık 19,7 GW’ı önlisans aşamasındaki projelerden kaynaklanıyor. Bu tablo, izin süreçlerinin hızlandırılmasını hem yatırımcılar hem de Türkiye’nin enerji dönüşümü açısından belirleyici bir başlık haline getiriyor.

Depolamalı Projelerde Talep 30 Bin MW’a Yaklaştı

Panelde en dikkat çeken başlıklardan biri depolamalı yenilenebilir enerji yatırımlarına yönelik yoğun talep oldu.

Depolamalı RES projelerinde önlisans aşamasındaki kurulu güç 248 proje ile 17.368 MW’ı aşarken, depolamalı GES projelerinde bu rakam 354 proje ile 12.726 MW seviyesine ulaştı.

Böylece depolamalı RES ve GES projelerinden oluşan toplam önlisans portföyü 30 bin MW’a yaklaştı.

İzin süreçlerinde ise depolamalı RES tarafında 126 proje için “ÇED Olumlu/Gerekli Değildir” kararı alındı. 169 proje için kamulaştırma başvurusu yapılırken, 61 proje orman iznini aldı.

Depolamalı GES projelerinde ise 227 proje için “ÇED Olumlu/Gerekli Değildir” kararı verildi ve 310 proje kamulaştırma başvurusu yaptı.

İzin Süreçlerinde Hedef 24 Ay

Sektördeki yüksek yatırım talebi, izin süreçlerinin kısaltılmasını enerji yatırımları açısından kritik hale getiriyor.

Mevcut durumda geçen yıldan bu yana yapılan iyileştirmelerle izin süreçlerinin RES projelerinde yaklaşık 33 aya, GES projelerinde ise yaklaşık 30 aya kadar uzayabildiği belirtildi. Kalan Süper İzin düzenlemeleriyle bu sürenin 24 aya düşürülmesi hedefleniyor.

Panelde ayrıca depolamalı yatırımları doğrudan etkileyebilecek ikincil mevzuat başlıkları da gündeme geldi. Veriş ve çekişte sistem kullanım bedeli sabitinin tek olması, kısmi kabul yapılabilmesine ilişkin düzenleme ve toleransların gözden geçirilmesi öne çıkan konular arasında yer aldı.

“Süreçlerin Hızlanması Yatırım İştahını Doğrudan Etkiliyor”

TÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı, yenilenebilir enerji yatırımlarında finansman ve teknolojinin yanı sıra süreç yönetim hızının da belirleyici hale geldiğini vurguladı.

Arıcı, Türkiye’nin rüzgar enerjisinde güçlü bir yatırım potansiyeline sahip olduğunu belirterek, projelerin sahaya dönüşebilmesi için izin süreçlerinin öngörülebilir, koordineli ve hızlı ilerlemesi gerektiğini ifade etti.

Arıcı’ya göre özellikle depolamalı yatırımlarda 30 bin MW’a yaklaşan kapasite talebi, yatırımcı iştahının gücünü net biçimde ortaya koyuyor. ÇED süreçleri, orman izinleri, mera izinleri, kamulaştırma, imar ve yapı ruhsatı gibi başlıklarda yapılan düzenlemelerin yatırım süreçlerini hızlandırdığı değerlendiriliyor.

İlgili Haberler