"Enerjimiz Geleceğe" stratejisi kapsamında rafinaj operasyonlarını dönüştürürken sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF), yeşil hidrojen ve sıfır karbonlu elektrik yatırımlarına odaklanan Tüpraş, sanayinin karbonsuzlaşmasında rol oynayabilecek yeni nesil nükleer teknolojileri mercek altına aldı.
İmzalanan anlaşma çerçevesinde yürütülecek araştırma programı; Türkiye’nin ulusal enerji planlamasında yer alan 2050 yılına kadar 5.000 MWe SMR kapasitesi oluşturma hedefi ve ilgili kurumsal mevzuat süreçleriyle de uyumlu bir bilgi tabanı oluşturmayı amaçlıyor.
Bir Yıllık Kapsamlı Değerlendirme Süreci
USTDA ortaklığında yürütülecek analitik çalışma kapsamında şu temel parametreler incelenecek:
Teknik ve Regülatif Olgunluk: Farklı SMR reaktör tiplerinin teknoloji hazırlık seviyeleri (TRL), uluslararası lisanslama süreçleri ve pasif güvenlik mimarileri değerlendirilecek.
Tedarik Zinciri ve Yakıt Döngüsü: Nükleer yakıt tedarik zinciri gereksinimleri, zenginleştirme modelleri ve operasyonel lojistik hatları modellenecek.
Endüstriyel Entegrasyon: SMR sistemlerinin salt elektrik üretiminin ötesinde; yüksek sıcaklıklı endüstriyel proses buharı/ısısı temini ve düşük karbonlu hidrojen üretimi gibi rafineri entegrasyonuna uygun kullanım senaryoları araştırılacak.
Sürdürülebilirlik Kriterleri: Teknolojilerin yaşam döngüsü emisyonları, nükleer atık yönetimi stratejileri ve endüstriyel su tüketimi verimlilikleri analiz edilecek.
Çalışmanın nihai çıktısı olarak hazırlanacak teknik rapor, Tüpraş’ın uzun vadeli düşük karbonlu enerji portföyü ve yatırım kararlarında temel girdi olarak kullanılacak.