TUCSA’dan "Çelik Gibi Sağlam Bir Türkiye" Manifestosu

Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA), deprem güvenliği ve hızlı kentsel dönüşüm için yapı stoğundaki çelik payını 5 yılda en az yüzde 15'e çıkarmayı hedefleyen manifestosunu açıkladı.

Avrupa Yapısal Çelik Birliği (ECCS) üyesi olan ve 34 yıldır sektörü temsil eden TUCSA, İstanbul’da düzenlenen “Geleceği Çelikle Kurmak: Afete Dirençli, Sürdürülebilir, İnşaat’ta Endüstriyelleşen Türkiye” başlıklı toplantıda yeni dönem vizyonunu açıkladı.

Türkiye'nin 2025 yılındaki 38,1 milyon tonluk ham çelik üretimiyle dünyanın 7’nci, Avrupa’nın ise 2’nci büyük üreticisi konumunda yer aldığını hatırlatan dernek yönetimi; yıllık 750 bin tonluk çelik konstrüksiyon üretim kapasitesi ve 450 bin tonluk ihracat hacminin katma değerli modüler yapılara dönüştürülmesini hedefliyor.

Şantiyeden Fabrikaya: “Yapı Fabrikaları” ve 1 Milyon Modüler Konut Potansiyeli

TUCSA’nın manifestosunda öne çıkan endüstriyel dönüşüm hedefleri ve operasyonel projeksiyonlar şunlardır:

  • Yapı Stoğunda 5 Yılda %15 Pay: Kamusal binalar (okul, hastane), kentsel dönüşüm alanları ve konut projelerinde çelik sistemlerin yaygınlaştırılmasıyla mevcut yüzde 3–5'lik kullanım oranının beş yıl içinde asgari yüzde 15 seviyesine çıkarılması amaçlanıyor.

  • Şantiye Sürelerini Üçte Bire İndirme: Modüler çelik ve endüstriyel üretim teknolojileriyle inşaat sahasındaki süre üçte bir oranına gerilerken, yapılarda yüzde 5 ila 10 arasında net kullanım alanı tasarrufu sağlanıyor.

  • Sanayi Ölçeğinde Konut Üretimi: Yılda 500 bin modüler konut üretimi için 3,5 milyon ton yapısal çeliğe, 120 bin kişilik iş gücüne ve 20 bin metrekarelik 135 modern fabrikaya ihtiyaç duyulduğu; bu modelle 3 yılda 1 milyon modüler çelik konutun üretilebileceği hesaplanıyor.

  • Katma Değerli İhracat Modeli: Türkiye’nin yalnızca ham inşaat malzemesi veya profil ihraç eden bir pazar olmaktan çıkarılıp mühendisliği, dijital ikizi ve mimarisi tamamlanmış modüler yapı ihraç eden bir merkez haline getirilmesi öngörülüyor.

  • Teknik Yeterlilik ve Kalite Standartları: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile sürdürülen iş birliği kapsamında TUCSAMARK kalite belgelendirme sisteminin güçlendirilmesi ve TUCSA AKADEMİ ile nitelikli iş gücünün eğitilmesi hedefleniyor.

  • Sürdürülebilirlik ve Dijitalleşme: Çeliğin yüzde 100 geri dönüştürülebilirliği, kuru montaj avantajı ve düşük karbon ayak iziyle COP31 iklim kriterlerine uyumu desteklenirken; tasarımda yapay zekâ, parametrik modelleme ve robotik hat optimizasyonu devreye alınıyor.

Yönetim Kurulu Değerlendirmeleri

Selami Gürel (TUCSA Yönetim Kurulu Başkanı):

“Bugün önümüzde yalnızca sektörümüzü büyütme hedefi yok; Türkiye’nin yapılaşma kültürünü, üretim anlayışını ve geleceğe bakışını dönüştürme sorumluluğu da var. Deprem gerçeğiyle yaşayan, güçlü bir çelik üretim altyapısına ve mühendislik birikimine sahip ülkemizin bu imkânları yapı güvenliği için daha etkin kullanması gerekiyor. Mevcut alışkanlıklarla geleceğin ihtiyaçlarına cevap veremeyiz. Güvenli yapı bir marka veya malzeme tercihi değil, bir sistem meselesidir. Kamu, sanayi ve mühendislik dünyasını bu dönüşüm etrafında buluşmaya davet ediyoruz.”

Melih Şimşek (TUCSA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı):

“Dünyanın en aktif deprem kuşaklarından birinde olmamıza ve ham çelikte küresel liderler arasında yer almamıza rağmen yapı stoğumuzdaki çelik payı hâlâ yüzde 3–5 aralığında sıkışmış vaziyette. Kentsel dönüşümü yalnızca bina yenilemek değil, sanayimizi harekete geçirecek endüstriyel bir sıçrama olarak görüyoruz. Yapı üretimini fabrikalara taşıyarak inşaat malzemesini değil, mühendisliği tamamlanmış inşaatın kendisini ihraç etmeliyiz. Türkiye'nin mevcut çelik üretim gücü ve iş gücü potansiyeli bu dönüşümü hayata geçirmek için gereken tüm altyapıyı sunuyor.”

Sektörün yeni yol haritası ve mevzuat reformu gereksinimleri, 2 Aralık’ta düzenlenecek TUCSA 27. Yapısal Çelik Günü Zirvesi kapsamında tüm paydaşlarla ele alınacak.

İlgili Haberler