Deri ve ayakkabı imalat sanayisinde artan üretim maliyetleri, küresel talep daralması ve parite dalgalanmalarının marjları baskıladığı bir ekonomik konjonktürde Egeli deri ihracatçıları, yüksek alım gücüne sahip alternatif pazarlara açılma kararı aldı. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (EDMİB) verilerine göre bölge, mevcut deri ihracatının yüzde 65'ini geleneksel pazarı konumundaki Avrupa Birliği (AB) ülkelerine gerçekleştirmektedir.
Ege Bölgesi, birim katma değer göstergelerinde Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergilemektedir. Özellikle ayakkabı ürün grubunda kilogram başına ihracat değeri 24,77 dolara ulaşarak Türkiye genel ortalamasının yaklaşık iki katına çıkmış durumdadır. Deri ve kürk konfeksiyonu alanında da bu birim değer rasyoları çok daha yüksek seviyelerde seyretmektedir. EDMİB, bu yüksek katma değerli ürün yapısını sektörel ticaret heyetleri, alım heyetleri ve uluslararası fuar organizasyonlarıyla ABD, Kanada, İskandinav ülkeleri, Polonya, Romanya, Güney Afrika ve Avustralya gibi yüksek gelir grubundaki yeni hedef pazarlara taşımayı planlamaktadır.
Döviz Dönüşüm Desteği ve Maliyet Baskıları
Sektörün finansal sürdürülebilirliğini koruyabilmesi adına makroekonomik regülasyonlar ve teşvik mekanizmalarında acil güncelleme yapılması gerektiğini belirten Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, şu teknik değerlendirmelerde bulundu:
Biz mevcut şartlarda maliyetine üretim ve ihracat yapıyoruz. Türk deri sektörünün rekabet gücünü koruyabilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması, döviz dönüşüm desteğinin en az yüzde 10’a çıkarılması gerekiyor. Eğer bu destek yüzde 10’a çıkarsa ihracattan para kazanabilir konuma geleceğiz ve sektör olarak nefes alabileceğiz.
Yan Sanayi Girdilerindeki Gümrük Yükünün Optimizasyonu
Küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı bu dönemde Türkiye’nin coğrafi yakınlık, esnek imalat kabiliyeti ve tasarım gücüyle dünya markalarının ana tedarik üssü olabileceğini ifade eden Gündoğdu, yerli üretimi bulunmayan girdiler üzerindeki vergi yüklerine dikkat çekti:
Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşüm, sektörümüze yeni fırsatlar sunuyor ancak artan maliyetler ve ithal girdiler üzerindeki vergi yükü rekabet gücümüzü baskılıyor. Türkiye'de üretimi bulunmayan ham madde ile yan sanayi girdilerindeki gümrük yüklerinin azaltılması acil çözüm bekleyen bir konu. Avrupalı rakiplerimiz stratejik girdilere dünya fiyatlarıyla ulaşırken, ihracatçımız ilave maliyetlerle üretim yapmak zorunda kalıyor. Özellikle taban, ökçe, toka ve özel kimyasallar gibi ayakkabı yan sanayisinde kullanılan girdiler üzerindeki vergi yükünün gözden geçirilmesi, küresel rekabet gücümüz açısından kritik önem taşıyor. Katma değerli üretim, güçlü tasarım kabiliyeti ve yeni pazarlara açılma stratejimizle Ege deri sektörünün küresel rekabet gücünü daha da artırmayı hedefliyoruz.