Küresel iklim krizinin tetiklediği sıcaklık artışları ve kuraklık riski dünya genelinde su stresini artırırken, Copernicus iklim verileri Avrupa’da 2025 yılı içinde kıtanın yüzde 50’den fazlasının kuraklık koşullarından etkilendiğini ve en kurak üç yıldan birinin yaşandığını ortaya koyuyor. Akdeniz Havzası'nda yer alan Türkiye ise kişi başına düşen kullanılabilir su miktarıyla 'su stresi yaşayan' ülkeler arasında bulunuyor. Uzmanlar, acil önlem alınmazsa Türkiye'nin su fakiri olma riskiyle karşı karşıya kalacağı konusunda uyarıyor.
Araştırmalar, 2040 yılına gelindiğinde dünyada 5,7 milyar insanın su sıkıntısı yaşayabileceğini tahmin ediyor. Bu durum, şehirlerin su güvenliğini ve altyapı dayanıklılığını etkileyen "su stresi çağını" beraberinde getiriyor.
Sıfır Su Kaybı ve Ev Tipi Arıtmada İsraf Uyarısı
İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Meriç Albay’ın gerçekleştirdiği “Ev Tipi Su Arıtma Sistemlerinin Su Kalitesinin Değerlendirilmesi Araştırması”, ev tipi arıtma cihazlarında 1 litre arıtılmış içme suyu elde etmek için yaklaşık 5 litre ve üzeri suyun atık olarak israf edildiğini gösteriyor.
Ambalajlı su üreticilerinin yeraltı su kaynaklarını çevreleyen alanları koruduğunu belirten SUDER Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı, sektörün kamu, üniversiteler ve yerel topluluklarla iş birliği içinde hareket ettiğini vurguladı. Üretim süreçlerinde sıfır su kaybı prensibiyle çalıştıklarını ve çevresel ayak izini azaltmak adına ambalajların %100 geri dönüştürülebilir malzemelerden üretilmesini sağladıklarını belirtti.

SUDER Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı'nın Değerlendirmeleri
Stratejik Kaynak Yönetimi: “İklim krizi artık bugünün meselesi. Su kaynaklarımız üzerindeki baskı her geçen yıl artıyor ve şehirlerimizin dayanıklılığı suyu nasıl yönettiğimize doğrudan bağlı hale geliyor. Ambalajlı su sektörü, kaynakların korunması, verimli kullanımın teşvik edilmesi ve suyun güvenli şekilde tüketiciye ulaştırılması açısından önemli bir sorumluluk üstleniyor. Türkiye ambalajlı su sektöründe faaliyet gösteren üreticiler, sahip olduğumuz su varlığının gelecek nesillere aktarılması için kaynaklarını heba etmeden, en verimli şekilde kullanmaya özen göstermektedir.”
Ortak Sorumluluk Çağrısı: “Su stresi giderek derinleşirken, yer altı ve yer üstü su kaynaklarımızı korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bugün atılacak her adım, gelecekte su güvenliğimizin en önemli güvencesi olacaktır. Bu nedenle tarım, sanayi ve diğer tüketim alanlarında verimli su yönetimi uygulamalarının yaygınlaştırılması, su kayıplarının azaltılması ve doğal kaynakların sürdürülebilir şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor.”