Plastik sanayisinin çatı kuruluşu Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan güncel makro ekonomik verileri analiz etti.
Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,5 oranında büyümesini pozitif bir direnç göstergesi olarak nitelendiren Karadeniz, buna karşın büyüme kompozisyonunun alt kırılımlarında yer alan endüstriyel üretim verilerindeki yapısal risklere vurgu yaptı. Sektörel dinamikleri ters piramit yöntemiyle ele alan bu makro analiz, imalat sektörünün finansal darboğazlarını ve gelecek çeyreklere dair üretim projeksiyonlarını ortaya koyuyor.
İmalat PMI Endeksi Son 26 Ayın En Yüksek Seviyesine Ulaştı
Sanayi üretimi tarafındaki yapısal daralmaya karşın, güncel anket verileri üretim aktivitesinde dipten dönüş sinyalleri veriyor. Açıklanan İSO Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) verileri, imalat sanayinde faaliyet koşullarının toparlanma eğilimine girdiğini gösterdi:
Endeks Değişimi: Nisan ayında 45,7 seviyesinde olan PMI endeksi, Mayıs ayında 49,8'e yükseldi.
Tarihsel Zirve: Bu artışla birlikte endeks, Mart 2024'ten bu yana kaydedilen en yüksek seviyesine ulaştı.
Eşik Değer Analizi: Endeksin 50 büyüme eşik değerinin hemen altında kalması reel sektördeki küçülmenin henüz tamamen bitmediğini gösterse de operasyonel bozulmanın belirgin şekilde yavaşladığını kanıtlıyor.
İhracat Siparişleri: Yeni ihracat siparişlerinin yaklaşık 21 ay sonra ilk kez artış bölgesine geçmesi, sanayinin dış talep beklentilerini rasyonel olarak destekleyen en önemli parametre oldu.
"Sanayi Sektörünün Yüzde 0,8 Daralması Dikkatle Değerlendirilmeli"
Genel ekonomik büyüme performansına tezat olarak sanayi çarklarındaki ivme kaybına dikkat çeken PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, makro dengelerin sürdürülebilirliği için sanayi odaklı ekonomi politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini savundu.
Karadeniz, reel sektörün mevcut operasyonel zorluklarını ve çözüm önerilerini şu sözlerle aktardı:
Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyümesi, ekonominin direnç göstermeye devam ettiğini ortaya koyuyor. Ancak büyüme rakamlarının detaylarına baktığımızda, sanayi sektörünün yüzde 0,8 daralmış olması dikkatle değerlendirilmesi gereken önemli bir gelişmedir. Sanayi yalnızca bir sektör değil, ekonominin amiral gemisidir. Bugün sanayiciler yüksek finansman maliyetleri, krediye erişim sorunları, artan enerji giderleri ve küresel talepteki yavaşlama gibi önemli zorluklarla mücadele ediyor. Yatırım ve işletme sermayesine erişimin kolaylaştırılması, üreticiye uygun maliyetli finansman imkanları sunulması ve enerji maliyetlerinin azaltılması büyük önem taşıyor.
Teknoloji ve Sanayi Entegrasyonuna Dayalı Kalkınma Modeli
İlk çeyrek verilerinde bilgi ve iletişim sektörünün yüzde 9,5 oranında büyümesini de masaya yatıran Karadeniz, dijitalleşme ve teknoloji yatırımlarının kritik bir kaldıraç olduğunu ifade etti. Ancak güçlü ve krizlere dayanıklı ekonomik yapıların, hizmet ve teknoloji segmentlerini güçlü bir endüstriyel üretim altyapısıyla destekleyen ülkeler tarafından kurulabileceğini hatırlattı. PLASFED, makro kalkınma vizyonunun temel taşı olarak, ileri teknoloji ile konvansiyonel sanayiyi eş zamanlı büyütecek bütüncül bir ekonomik modelin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.