Türkiye'nin rafine bakır ihtiyacının yaklaşık yüzde 25'ini tek başına karşılayan Eti Bakır, madencilik ve metalurji sektörünün geleceğini iklim direnci ve kaynak verimliliği ekseninde yeniden tanımlayan "İklim ve Doğa Bağlantılı Risk ve Fırsat Değerlendirme Raporu 2025"i kamuoyuyla paylaştı. 1 Ocak–31 Aralık 2025 dönemi operasyonel verileriyle hazırlanan çalışma; Samsun, Mazıdağı, Küre, Adıyaman, Siirt, Murgul, Cerattepe ve İzmir olmak üzere şirketin 8 farklı işletmesindeki ekolojik ve teknik performansı inceliyor.
Rapor; doğal habitatların korunması, döngüsel hammadde geri kazanımı, yenilenebilir enerji kullanımı ve su stresiyle mücadele alanlarındaki doğrulanabilir verileri ortaya koyuyor.
Küre–Mazıdağı–Samsun Hattında Döngüsel Entegrasyon
Eti Bakır’ın entegre üretim altyapısında bir tesisteki yan ürün veya atık, diğer işletmenin girdisine dönüştürülerek döngüsel sanayi modeli güçlendiriliyor:
Samsun İzabe ve Elektroliz Tesisi: Metal içeren artık ürünler ve proses gazlarından açığa çıkan kükürt dioksit değerlendirilerek yılda yaklaşık 5.919 ton bakır ile 680 bin ton sülfürik asit geri kazanılıyor; elde edilen asit katot bakır, fosforik asit ve gübre üretiminde girdi olarak kullanılıyor.
Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Gübre Tesisleri: Yılda yaklaşık 500 bin ton ikincil hammadde geri kazanılarak 54,4 hektarlık yeni madencilik sahası açılması ihtiyacı ortadan kaldırıldı. Yıllık 528 bin ton ithalat ikamesi gübre üreten tesiste, 85.809 MWh yenilenebilir elektrik kullanımıyla 53.562 ton karbon salımı (yaklaşık 11 bin 600 binek aracın yıllık emisyonu) engellendi.
Cerattepe Teleferik Sistemi: Karayolu cevher nakliyesi yerine kullanılan endüstriyel teleferik hattı sayesinde yılda yaklaşık 1 milyon litre akaryakıt tüketimi ve buna bağlı egzoz emisyonu önlendi.
Murgul İşletmesi ve Rehabilitasyon: Yenilenebilir elektrikle yılda 29.877 ton karbon salımının önüne geçildi. Maden kapatma ve rehabilitasyon planları kapsamında 2006’dan bu yana 1 milyon metrekarenin üzerinde alan doğaya kazandırılarak 815 binden fazla fidan dikildi.
Küre ve Su Verimliliği: Küre işletmesinde proses suyunun yüzde 92’si kapalı devre sistemle geri kazanılıyor. Yılda yaklaşık 250 bin ton pirit atığının değerlendirilmesi ilave atık depolama ihtiyacını azaltırken, grup genelindeki tesislerde su devridaim oranları yüzde 80 ila yüzde 95 aralığında seyrediyor.

Asım Akbaş: “Sürdürülebilirlik Üretimin Sürekliliğini Belirleyen Temel Unsurdur”
Raporun sektörel önemine dikkat çeken Eti Bakır Genel Müdürü Asım Akbaş, şu değerlendirmelerde bulundu:
“COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olması, iklim değişikliğiyle mücadelenin yalnızca uluslararası taahhütlerle değil, reel sektörün üretim süreçlerinde hayata geçirdiği somut uygulamalarla da ele alınması açısından önemli bir fırsat. Cengiz Holding olarak iklim değişikliğiyle mücadeleyi; kaynakların verimli kullanılması, döngüsel ekonominin güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji kullanımının artırılması, su kaynaklarının korunması ve doğal yaşamın desteklenmesiyle birlikte değerlendiriyoruz.
Eti Bakır’ın Türkiye madencilik sektöründe bir ilk olma özelliği taşıyan Entegre İklim ve Doğa Raporu da bu yaklaşımımızın önemli bir yansıması. Eti Bakır’ın 8 işletmesini kapsayan rapor; iklim ve doğa bağlantılı risk ve fırsatları yalnızca çevresel etkiler açısından değil, üretimin sürekliliği ve uzun vadeli değer yaratma perspektifiyle ele alıyor.”