# Aziz Sancar’ın Çalışmasında Glioblastoma Tümörleri Farelerde 23 Günde Yok Oldu

> Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar ve ekibi, ölümcül beyin kanseri türü glioblastoma üzerinde yaptıkları deneylerde tümörlerin yalnızca 23 günde tamamen yok edildiğini duyurdu. Çalışma, bilim dünyasında büyük ilgi uyandırırken, sonuçların yalnızca fare modellerinde elde edildiği ve insanlar için klinik testlerin gerektiği vurgulandı.

Published: 2026-01-14T11:11:00+00:00
Language: tr
Categories: [KÜLTÜR & YAŞAM](https://chemexworld.com/kategori/kultur-yasam.md), [HABERLER](https://chemexworld.com/kategori/haberler.md)

Canonical URL:
https://chemexworld.com/haber/aziz-sancarin-calismasinda-glioblastoma-tumorleri-farelerde-23-gunde-yok-oldu

## İçerik

Nobel Kimya Ödülü sahibi Türk bilim insanı **Prof. Dr. Aziz Sancar** ve araştırma ekibi, beyin kanserinin en agresif türlerinden biri olan **glioblastoma** üzerinde yürüttükleri deneysel çalışmada önemli bir başarıya imza attı. Elde edilen sonuçlara göre, laboratuvar ortamında uygulanan yöntemle farelerde tümörlerin **23 gün gibi kısa bir sürede yok edildiği** bildirildi.

### Elde Edilen Sonuçlar Neden Önemli

Araştırma kapsamında, bilim insanları yaygın bir kemoterapi ilacı ile **EdU** adlı laboratuvar kimyasını birlikte kullanarak tedavi uyguladı. Bu kombinasyonun farelerdeki glioblastoma tümör hücrelerini tamamen ortadan kaldırdığı ve sağlıklı beyin dokusuna zarar vermediği tespit edildi. Bu bulgu, glioblastoma tedavisi alanında daha önce görülmemiş etkiler sağladı.

### Klinik Süreç Nasıl İlerleyecek

Sancar ve ekibi, fare modellerindeki bu başarının bilim dünyasında büyük yankı bulduğunu ancak şu aşamada bulguların yalnızca denek hayvanlar üzerinde elde edildiğini belirtti. İnsanlarda güvenli ve etkili bir tedavi olarak kullanılabilmesi için kapsamlı klinik çalışmaların gerekliliğine dikkat çekildi. Bu süreç, araştırmacıların verdiği bilgiye göre en az **iki yıl daha** sürecek.

Bu çalışma sonuçları, ölümcül beyin tümörü glioblastoma ile mücadelede potansiyel bir yeni tedavi yaklaşımına kapı aralıyor. Mevcut tedavi seçeneklerinin sınırlı olduğu bu kanser türünde, bilim dünyası ve hasta toplulukları açısından bu gelişme “umut verici” olarak değerlendiriliyor.
